78 Yıl Sonra Dahi Kendini Özleten Adam Ata’m

Her 10 Kasım‘da olduğu gibi siyahlarımı giyip sol göğsümün üstüne Ulu Önderimizin rozetini takmış, matem ruhunu iliklerime kadar yaşıyordum. Sabah kalkıp derse giderken yarıya indirilmiş bayrakları gördükçe gözlerim doldu, süzüldü birkaç yaş yanaklarımdan. Güçlü olması gerekirdi böyle bir önderin evladı. Fakat ağır geliyordu kendisini yalnızca fotoğraflarda gördüğüm adamın 78. ölüm yıl dönümünde O’na layık olamamak. Kendisinin düşüncelerini ne derinlemesine biliyor ne de gösterdiği yolda durmadan ilerleyebiliyordum.
Kızıyordum. çok fazla öfkeleniyordum Atam’a dil uzatanlara. Nasıl kötü şeyler düşünebilir bir Türk evladı Mustafa Kemal hakkında? Minicik çocuklar dahi büstüne, portresine sarılıp ağlarken bu insanların kalbi nasıl böylesine kaskatı olabilmiş? Sirenler acı acı bağırırken örülen kin duvarlarının dahi parça parça olması gereken yerde bu insanları daha çok nefret kaplıyordu. Bırakalım da delirsinler ne diyelim. Kıymeti bilinmeyecek şeylere tapıp asıl önem abidelerine uzak olsunlar, hiç önemli değil. O bize özel kalsın.

O’na layık olamamaktan bahsettim. Evet, ne yazık ki O’na karşı böylesine derin duygular beslerken nasıl özümseyemiyorum O’nun şahane düşüncelerini? Bunun bir özrü yok zira kabahatimden daha büyük olur. Lakin ülke öyle bir durumdaki Atam’ın aziz düşüncelerini düşünmeye dahi sorunsuz bir gün geçmiyor. Tek layık olduğum konu bu ülkeye sırf O’nun adı var diye sadık olmam.

   Bu 10 Kasım gerçekten tüyler ürperten bir durum oldu.NE MUTLU TÜRK’ÜM diyen herkes Ata’sını ziyarete gitmişti akın akın. Hem de mecbur olduğu için değil, huzuruna varıp O’nu asla unutmadığımızı göstermek için. Her kesimden insan vardı. Bu bile gösteriyor ki böylesine güçlü bir adam birlik ve beraberliği bedeni bu dünyadan göçmüş olmasına rağmen sağlıyordu. İşte burada da görüyoruz ki O sadece bedenen aramızda değil. Mustafa Kemal ruhu, düşünceleri her yerde. Anıtkabir, bu düşünceyi barındıran insanlarla tıklım tıklımdı. Bu görüntüyü görünce yine diğer yaşları takip eden gözyaşı damlalarım birer birer gözlerimden ayrıldılar.

Sosyal medyada da dolanan bir güzel görüntü vardı ki asıl beni can evimden vuran o oldu. Birbirinden tatlı iki büyük ecdadımız, Ata’mız için kalkmış, karşısında saygıyla duruyorlardı. Onlardan öğrenmesi gereken çok şey var bazıinsancıkların.

Teşekkürler Ata’m, bize bu ülkeyi armağan ettiğin için. Yüce şehitlerimizle omuz omuza bu ülkeye sahip çıktığın için. Bizler de bu ülkeyi Türk’ün evladı, Atatürk’ün ruhunun yansımaları olarak koruyup yaşatalım. Daima bizimlesin mavi gözlerinde ömrümü verdiğim Ata’m…

Bir Cevap Yazın