Adalet, Hızlılığın Temelidir

Hava yine sıcak yine sıcak! Yahu sevemiyorum bu aşırı güneşli havayı. Senede yalnızca bir ay güneşli olsa hava, bana yeter. Hırka, bol kazak giymeyi seviyorum. Ama özellikle iç anadolunun şu anlık durumu buna müsait değil.
Dershanede güzel bir harita bilgisi dersi dinlemekteydim ki kapı çalındı, içeri bay sekreter abi girdi. “Melike Nur Balçık burada mı acaba?” diye sorunca hızlıca gözlerimi kaldırdım, anlamsızca baktım. “Hemen hazırlanıp aşağı inmen gerek, velin geldi.” dedi. Allah Allah. Ne alaka şimdi? Çıktım caaaağnım harita bilgisi dersinden. Hemen arabaya bindim. Mahkeme varmış bugün. Hemen kısaca onu da özet geçeyim…
Bundan yaklaşık 3 sene önce dayımın eski nişanlısı ve babası bana hakaret içerikli mesajlar atınca ben de dava açtım. Olayın özü bu.
Gittik adalet sarayına. Ben hangi gün kaçta olduğunu bilmiyodum. Zaten gitmesem polis zoruyla götürülecekmişim. Mantığa gel mantığaa! 3 senedir sonuçlandırmıyosunuz davayı, ben size zorla bi’ şey yapıyo muyum? Pedagogla görüştüm, duruşma oldu falan derken a-a! Bitti mahkeme. Bu muydu yani şimdi beni 2 dersten eden? Bırak abi. Bi’ de adalet var derler. Al işte. Gitti benim harita bilgisinden alacağım yararlı bilgiler(!)
Ama daha korkunç bir şey oldu biraz önce.

Şey.
Ben korktuğum bi’ şey yaşadım.
Yok, arkamdan birisi yürümedi.
Kurt çıktı.
Erikten.
Yemedim ama.
Yani kurtcuğu.
Annem: “Amaaan, şundan mı tiksindin. Ne güzel de rengi varmış. Ay ay!”

Bir Cevap Yazın