Brand Week İstanbul vs Ankara Marka Festivali

Müslümanlar sağ ayağıyla, Hıristiyanlar vaftiz babalarıyla, Yahudiler hahamlarıyla ve benim gibi deist olanlar da öyle zart diye girsin zaten çok da fark etmez onlara.

Bu tarz bir girişin ne kadar mantıklı olacağı konusunda bir fikrim yok ama bir reklamcı olarak belki de mantık aramak yerine kendin olmak, basit düşünmek daha yerinde diye düşünüyorum. Tam manasıyla reklamcıyım diyemem fakat eğitimimin neredeyse dördüncü yılı bitecek ve bu esnada oldukça kaliteli yazarların kaliteli kitaplarını okuyup birçok forum sitesinde uzun vakitler geçirdim. Son iki yıldır ise ülkemizde değeri gittikçe artan marka haftalarına katılıp tecrübe sahibi insanların deneyimlerini dinliyorum. Bu da beni “reklamcı” olma yolunda rakiplerimden belki de yüz adım daha ileri taşır diye düşünüyorum. Şöyle etrafıma baktığım zaman yalnızca “dersleri geçsem yeter” ya da “okulda başarılı olayım yeter” diyen tipleri görüyorum. E haliyle sizden mutlaka farkım olacaktır arkadaşlar siz de takdir edersiniz ki. Evet sevgili okurum, sana diyorum. Sen de biraz farklılaş, çevrenden sıyrıl.

Bu yazımda size 2 yıldır katıldığım Ankara Marka Festivali‘nden ve bu yıl katılma şansı bulduğum Brand Week İstanbul‘dan bahsedeceğim. Öncelikle Ankara Marka Festivali’nden başlayalım.

Bu yıl üçüncüsü düzenlenen Ankara Marka Festivali’nin her yıl katılımcısı artıyor. İlk yıl dört basamaklı bir rakam iken geçen yıl bu beş basamaklı yılı buldu ve bu yıl yine beş basamaklı bir hanede kalırken bence geçen yıla oldukça fark atacaktır. Tabii kalabalık olması iyi bir şey olduğu anlamına gelmiyor. Bunun neden olduğunu da açıklayacağım.

Ücretsiz sertifika programları arasında ben geçen yıl “360 Derece Reklam” programına katılmıştım. Gerçekten alanında çok başarılı isimleri dinleme şansı elde ettim, notlar aldım. Diğer salonlarda da eğitim programları devam ederken ana salonda ise birçok ünlü isim hayat tecrübelerinden bahsediyordu. Bu isimler arasında Demet Akbağ, Sertab Erener ve Murat Dalkılıç ve daha fazlası vardı. Gerçekten başarılı bir organizasyondu. Her şey belli bir disiplin içinde ilerliyor, salonlar yeterli oluyordu. Ankara Congresium‘da gerçekleşmesi de iyi oldu. Alan çok güzel fakat ulaşımı biraz sıkıntılı diyebilirim. Kolay bir yerde ama Ankara belki de İstanbul’dan daha karışık. Sonuç olarak güzel bir AMF idi.

3. Ankara Marka Festivali ise beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Belki bundan önce Brand Week’e katılmış olmam da etkili olmuştur. Artık alanımı belirlemiş ve sadece marka ve pazarlama danışmanı olan katılımcıları dinleyecektim. Bu yıl da “360 Derece Girişimcilik” sertifika programına kayıt yaptırdım. Evet, çok önemli isimler vardı ve gerçekten çok önemli bilgiler verdim ama inanın artık bildiğim şeylerdi. Deneyim dinlemek de bir yere kadar. Laf aramızda, geçen yılki katılımcılar sanki daha iyiydi ya da ben 1 yıl içinde donanım oranımı artırmıştım. Ayrıca organizasyonda hiç alakası olmayan ilkokul ve lise öğrencileri vardı. Alakası olduklarından değil, ünlü ve bedava yemek vardı. Gerçekten ortamın kalitesi geçen yıla oranla çok düşmüştü. Tamam, katılımcı sayısı arttı ama vasıflı katılımcı sayısındaki durum nedir? Keşke ilkokul ve lise öğrencileri neye katıldıklarını bilselerdi. Benim üniversite döneminde edindiğim bilgileri eğer ilgileri varsa lisede ve hatta ilkokulda öğrenmek çok daha iyi olacaktır. İlkokuldaki bir bireyin anlaması zor olabilir belki ama kendini yetiştirmiş bir lise öğrencisi çok şey kazanabilir.

Ahhh, Brand Week. Kesinlikle yıllardır yapılıp belki de kalitesini hiç bozmayacak bir organizasyon çünkü katılım ücretli ve bedava yemek yok. Bundan bahsetmek ne kadar acı olsa da durum böyle. İnsanlar anlık fayda gözettikleri için asıl faydaları kaçırıyorlar.

Katılımcılar elbette ki AMF’ye göre prestijli insanlardı ve organizasyon gerçekten profesyoneldi. Özellike Apple kreatif direktörü Ken Segall beni benden aldı. Onun her kelimesini dinlemek bana zevk verdi diyebilirim. Onun dışında her katılımcı beni nirvana noktasına ulaştırdı. Diyorum ya, belki de o yüzden bu yıl gerçekleşen AMF beni çok da aydınlatmadı.

İstanbul Brand Week’te katılım sertifikası yok. Ama hatırladığım kadarıyla bir arkadaşım geçen yıl gitmişti ve sertifika programı vardı.Ne olursa olsun, Brand Week’in atmosferi bile size mutlaka bi’ şeyler katabilir. Birçok markanın standı bulunuyor ve markalarla birebir iletişim de kurabiliyorsunuz. Oldukça interaktif bir ortam hem konuşmacılarıyla hem de sponsor markalarıyla. Zorlu Performans Sanatları Merkezi de çok doğru bir seçim olurken oldukça kolay ulaşılabilir bir yer olmuş.

Kişisel kanaatim, başlangıç aşamasında AMF gerçekten doğru tercih. Biraz daha tecrübe ve bilgi edindikten sonra da Brand Week kesinlikle kaçırılmayacak bir fırsat.

Her iki organizasyonla ilgili de olabilecek sorularınızı canı gönülden cevaplamaya hazır bir şekilde bekliyorum. Ayrıca sizler de kendi deneyimlerinizi paylaşabilirsiniz. Sırf itlik olsun diye da yazabilirsiniz ya, içinizden nasıl geliyorsa artık.

Bir Cevap Yazın