Her Şey Çok Umurum Dışı Gelişti

Yaklaşık 15 saniyedir ne anlatacağımı düşünüyorum. Yazıya başlarsam devamı geliyor fakat bunda başını yazsam devamı gelecek bir şey bulamıyorum. Çünkü gerçekten olaylar fazla UMURUM DIŞI GELİŞTİ.
Mezuniyet törenine gitmedim. Daha doğrusu gidemedim. Zira çok sevgili dayıcığım geç kalmış olsa da dünya evine giriyordu. E kambersiz düğün olmaz demiş pek sevgili atalarımız. Kamber olarak davet edildim bende. İşin doğrusu mezuniyet törenine gitsem bu kadar eğlenmez idim. Talibim bile çıktı yahu. Yakında görücü gelir diye düşünüyorum.
Mezuniyeti geçtim, KARNE almaya da gitmedim. Hey gidi, karne devri de bitti ha. Koskoca 12 yıllık öğrenim hayatını geride bıraktım. Şimdi önümüzde bir de… eee… şeeeyy… Valla üniversite diyorlar ama ben pek emin değilim. Olaylar aynı zamanda çok PLANLARIM DIŞI GELİŞİYOR.
Bir yığın fotoğraf çekimleri oldu. Hiçbirinde mevcut değilim. Hayalet öğrenci oldum adeta. Oh, iyi ki de öyle. Canım, hapishaneden mezun mu olunurmuş. Gerçi bizimki bi zindandı. Şayet o karelerde yerim olsaydı zindan kaçkını olarak itibarım sarsılabilirdi. Son güne de pek saygıdeğer öğrenim görevlilerime büyük övgüler(!) yağdırmamak için gitmedim. Gardiyanlarla yakın ilişkide bulunmak tarzım değil.
Bakalım o günlerden bu güne neler kalmış…

Bi ara bi tango hevesi sarmıştı beni. Kadim dostum Merve sağ olsun bu isteğimi pekiştirdi. Gidelim yahu dedik. Derya deniz olmuş kültürümüze bir de tangoyu katma kararı aldık. Gittik ve ne mi öğrendik? A-aaa, kız unutmuşum! Biraz hatırlasam dans ederim de ben dans terimlerini unutmuşum. Aman, çok da önemli değil. Önemli olan orada edinmiş olduğum kısa süreli dostluklardı. Birçok şeyin de kısa süreli olanı makbulmüş onu da aklımın bir köşesine yazdım. Bu kısa arkadaşlığın karı olan cicili pastalarımızı da unutmayalım, unutturmayalım.

En önemlisi ise köri soslu tavuk şölenimiz idi. Açıcam bi tane “Melike’nin Körilisi” diye bi mekan. Tek yapabildiğim şey o zaten. O da Zübeyde abla ve Selamı abinin verdiği tarifler sayesinde. Sonuç olarak her yapışımda lezzetle yendi. Bizim sülaleye tamamen yedirdim. Şimdi sorsam ne olduğunu hala bilmezler lakin ne kadar lezzetli olduğunu hiç tereddütsüz söylerler buna eminim. Bu da demektir bi sadece köri soslu tavuk üzerine bi dükkan açsam köşenin bir kısmını dönerim.

Tabii işin en zor kısmı da yemek sonrası mutfak düzen ve tertibi. Ben severim aslında mutfak temizliğini. Bi gün Öykülerin evinde kendimi temizliğe öyle bir adamışım ki en son fayansları kaldırıp altlarını temizleme kararı almıştım. Sonrasını pek hatırlamıyorum. Tuz ruhu kafa yaptıysa demek ki… Mutfak düzeninin öncesi ve sonrası hallerini de sizlere sunuyorum ki bir gün dükkan açarsam en azından hijyeninden çok fazla şüpheniz olmasın.Kısmen steril çalışıyorum.



Son olarak, apartta da çok tatlı günler yaşadık. Tatlı derken Seherli mandalinalı bi şeyden bahsediyorum. Seherlerin en bal dudaklısına bu bal dudaklar az gelmiş olmalı ki biraz da mandalina aroması ekleme kararı aldı. O günden de böyle hoş bir kare çıktı işte;

 

Bir Cevap Yazın