Okul da Neyimiş

Şu an ders çalışmam gereken anlarda yetim kalmış bloğuma biraz destek olmaya çalışıyorum. Neyse, iş yerinde hallederim :))))))

En kötüsü de cezaevinin açılacak olması. Psikolojimizin tamamen bozulmasını istemeyen devlet arada biz zavallılara böyle nefes aldırmayı akıl etmişler. Ama yine de bir işe yaramıyor. Yetmiyor bu açık ve net. Fakir Baykurt’un Tırpan adlı eserinden aldığım şu cümledeki “düğün“ü değiştirip “okul” yaparsak tam da anlatmaya çalıştığım durumu özetliyor:

   Annemi özledim. Bu tatil bana iyi geldi ama ayrılık hiç hoş olmadı. Sınav yaklaştıkça onlara daha fazla ihtiyaç duyuyorum. Bu sefer annem ve Melih’le Ankara’da çok daha harika vakit geçirdik. Yine kusursuz iş yerim maaşımı Ankara’da değil de Çorum’a geldiğim an yatırdığı için anneme bir kıyak geçemedim. Neyse ki ilk maaşımda ısmarladığım kahvenin hatırı hala geçerli. Daha 39 yıl var.
   
Ailem olmasa da muhteşem dostlarım var. -Duygusallı konuşma devreye giriyor…- Gerçekten onlarla vakit geçirmek harika. Allah’tan apartta da yakın ilişkiler kurabildiğim insanlar var. Başta çok korkuyordum açık konuşmak gerekirse. Uzlaşamayan ya da geçimi zor bi insan değilim fakat normal olarak her insanla da anlaşamam. Korktuğum şey olmadı. Sorunlu oda arkadaşım haricinde her şey iyi. Onu da bi şekilde idare etmeye çalışıyorum artık. Bana bi abladan çok yakın arkadaş olan Ayşegül’e, Seher’e ve Fulya’ya buradan kocaman selamlar gönderiyorum. Hemşehrim olan Lale’yi de unutmamak lazım. Sonuçta hep beraber yapmış olduğumuz geleneksel olmayan nar şenliğine o da dahil oldu.

Ama kimse asıl dostlarımın yerini tutamaz. Tamam, Ayşegül, Seher Abla, Fulya ve Lale Abla mükemmel bir iyi kalple donanmış insanlar, ona elbette bi şey demiyorum -sıçtım, sıvıyor gibiyim şu an- Söz konusu kalp değil, paylaşılmışlıklar.Merve, Öykü, Elif ve Deniz’le daha çok vakit geçiriyorum. Özellikle Merve ve Öykü’yle. Onlar benim resmen ailem gibiler. Lan ben onların canlarını yerim!!!

Bir Cevap Yazın