Real-Time Marketing Zirvesi

Sizlerle bugün reklam ve pazarlama alanında hayranlıkla izlediğim bir konuyu paylaşmak istiyorum. Aslında ilgisi olan ya da olmayan herkesin dikkatini çeken bir konu. Buna biraz da reklamcı gözüyle bakalım diyorum. Tabii bunu naçizane bir edayla yapacağım çünkü bilgi birikimim takdir edersiniz ki aman aman bir seviyede değil. Bunu da her yazımda belirtiyorum ki eleştirilerde Osmanlı tokadı gibi olmayın.

Real-time marketing” terimini duymamış olabilirsiniz fakat bugün “21 Aralık en uzun gece” ile ilgili markaların yapmış olduğu tasarımlara şahitlik ediyorsunuz. Buradan anlamını da şöyle açıklayabiliriz: Gündem olaylarına göre yapılan pazarlama/reklam stratejileri. Kimisi sizi güldürüyor kimisi ise düşündürüyor olabilir. Sektör mensubuysanız “Şerefsizim benim aklıma gelmişti” diyor da olabilirsiniz. Atı alan Üsküdar’ı geçmiş artık yapacak bir şey yok. Elbette benim de hoşuma giden bazı çalışmalar oldu. Gelin beraber bakalım.

Hiç şüphesiz 21 Aralık en uzun geceyle ilgili en güzel çalışmaları Okey‘de görüyoruz. Adamlar gerçekten işlerini severek ve ilgiyle yapıyorlar. Takdir ediyorum. Hashtag olayı gayet güzel olmuş. Yine ülkemizin mizahşörleri öttürmüş diyebilirim. Real-time marketing söz konusu olunca en sevdiğim çalışmaları Okey yapıyor. Benim için gönlümün birincisi.

Negro ise şeklinden yola çıkarak gündeme dahil oluyor. İyi hoş ama yani Negrocuğum biraz daha farklılaşmak gerekmez mi? Evet, bunlar gayet başarılı ama artık atacağın adımları az çok tahmin eder olduk. Kreatif alanını bi’ yemeğe çıkar, tatil ayarla, insanlar bi’ rahatlasın gözünü seveyim.

İşin doğrusu her marka da real-time yapmak zorunda değil. Yapacaksa kendine uygun olan gündemi seçmeli. Atlas Global gündeme dahil olmuş, evet ama yani şimdi buna ne gerek vardı? Reklamcılık alanında gündeme dahil olma gibi bir zorunluluk var aslında. Sanki gündemle ilgili bir çalışma yapılmazsa çok geride kalacakmış gibi. Benim şahsi kanaatim ise her gündeme ya da trende dahil olmak değil, farklı olmak. Şimdi Okey’in real-time çalışmasının yanında Atlas Global hatırlanmayacak. Yorulmaya değmez diyorum. Tabii alanın uzmanları ne der bilemiyorum elbette.

Bir de aynı fikir kurbanları var. Bakın şimdi, Durex ve Okey arasındaki fark sizce de marka adı değil mi? Pazarın lideri Okey ve onun birincil rakibi olan Durex bana kalırsa daha farklı bir çalışma yapmalıydı. Taklit edersen değil rakip mecbur kalınan olursun. Demek istediğim, Okey bir şekilde akıllara kazınıyor. Tüketici doğal olarak pazar liderini ve aklına kazınanı tercih edecektir. Girmiş olduğu satış noktasında alacağı ürün Okey ve diyelim ki bu satış noktasında da ne yazık ki kalmamış. Haydaaa. Ne yapacaksınız? İçiniz buruk bir şekilde “mecburen” diğer markayı seçeceksiniz. O da lider olan markanın “benzeri” olan marka olacaktır. Görüldüğü gibi siz ilk tercih değil “mecbur kalınan” konumuna geçildi. Yapma Durex. Daha iyisini başarabilirsin.

Ve son olarak sizlere Nescafe‘den bahsedip kapanışı yapmak istiyorum. Reklamı televizyonda izlemedim. Belki de ilgim olmasa denk gelsem de izlemezdim. Nescafe’nin amacı ise en uzun gecenin en uzun reklamı olmak. Reklamda o kadar çok unsur var ki hangisine yetişeceğimi şaşırdım. Kötü anlamda demiyorum aslında. İzlerken keyifle izledim fakat fazla karmaşık. Güzel olmasına güzel ama dikkat anında sağılıyor. Bu reklam karşısında reklamcı gözüyle nötr bakarken izleyici olarak ise “Ay yeter ne kadar uzun. Ama dur şu espri de güzelmiş.” duygusuyla baktım reklama. Ellerine ve dillerine sağlık diyor ve sizin de hoşunuza giden real-time marketing örnekleriniz varsa yorum kısmında paylaşmanızı rica ediyorum.

 

Bir Cevap Yazın