Yeni Bir Aşk, Yeni Bir İş, Yine Sevinecek Bir Neden

Ailemize ufacık tefecik, minicik küçücük bir kız katıldı dün sabah. Nasıl tatlı!
Benden sonra ikinci kızı sülalenin. O kadar çalışmadan sonra e artık olsun bi’ kız. Tabii ki benim yerimi tutamaz. Ama ben yokken yokluğumu aratmasın diye onu ben eğiticem. Gerçi o zaman dayım kızı boğabilir. Kız demişken. Çocuğun adı yok. Bildiğiniz isimsiz. Aslında isimsiz de güzel bi is…kdljfhşaslkdh Of saçmalamayalım. Benim bulduğum ismi beğenmediler. “Bulem” oğlum işte ne güzel, mis. Kimsede yok. Anlamı da güzel. Gidin siz Zeliha koyun, Şaheste koyun. Ben karışmıyorum valla. Bu kız büyüdüğünde “Melike abla -ki muhtemelen burası abla değil teyze falan olur- keşke adımı sen koysaydın” deeer.
Yarın da Hicaz, Melih, ben ve belki de Mert son Ankara gezimizi yapıcaz. Akşam da artık Çorum’dayım.
Bugün mutfak, dayılarım ve benim hükmümüz altındaydı. Öldüm öldüm. Sırf bu mutfak işlerini sevmediğimden bile evde kalabilirim. Kalıcaksam bu nedenden kalayım. Ben işe atılıcam lan ne mutfağı, öf. Gül gibi tek başıma da yaşarım ben. Beni alıcak koca böyle alsın. En azından güzel temizlik yapıyorum. Bi’ de meyve salatası. Yengeme bir meyve salatası yapmışız dayımla. Oy oyyy! Yemin ederim beni bile yerdiniz. Bulaşıkları hiç sormayın. Hepsi bana birer canavar edasıyla bakıyordu. Neyse ki onu da dayıma yükledim. Üzüldüm adama hem o kadar yemek yaptı hem de bulaşık… Yemek demişken. Anneannem de -ananem yazasım var- sadece bi’ çorba yapmış. İftar yemeği lan iftar yemeği. Dayım bitirdi çorbayı,“ana menüyü alayım” dedi ama pişman oldu sonra. Çünkü ana menü diye bi’ şey yoktu! Aç kaldık birazcık. Onu da gece sahurda tamamladık. Ramazan da geçse…

Bir Cevap Yazın